Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini,
bildiklerini samimiyetle yazmalıdırlar!
Mustafa Kemal ATATÜRK

‘GAZETECİLİK MESLEK DEĞİL BİR YAŞAM BİÇİMİDİR’

6 Kasım 2019
‘GAZETECİLİK MESLEK DEĞİL BİR YAŞAM BİÇİMİDİR’

Bolu Gazeteciler Cemiyeti’nin 3 dönemdir başkanlığını yürüten Özgür Bolu İnternet haber sitesinin sahibi Bülent Velioğlu, gazeteciliğin bir meslek olarak değil yaşam biçimi olduğunu söyledi.

Bolu Havadis gazetesinden Semih Baykal’ın sorularını yanıtlayan Bolu Gazeteciler Cemiyeti  (BGC) Başkanı Bülent Velioğlu, çocukluk hayali olan gazetecilikte 22 inci yılı geride bırakırken yaptığı açıklamada hala ilk günkü heyecanla mesleğini icra etmeye devam ettiğini söyledi.  

Siyasete, siyasetçiye, medyaya ve ülke meselelerine küçüklükten itibaren meraklı olduğunu ve bu yüzden hep gazeteci olmak istediğini söyleyen BGC Başkanı Bülent Velioğlu; “ 10 yaşımda itibaren sabah erkenden kalkıp gazete bayisine gider iki gazete alırdım. Bu gazetelerin tüm sayfalarını okurdum. Ayrıca siyasete, siyasetçiye, medyaya ve ülke meselelerine merakım vardı. Bunun içinde hep gazeteci olmak istedim” dedi.

20 yaşında gazeteciliğe ilk adımı attı

Gazeteciliğe nasıl başladığını anlatan Velioğlu; “ 1997 yılının sonların da bir gün o dönemde Anadolu Ajansı’nın muhabirliğini yapan Kenan Gürbüz abim bana beraber çalışmayı teklif etti. Bende hiç düşünmeden bu teklifi kabul ettim ve o gün heyecandan hiç uyuyamadım. Gazetecilik mesleğinin kökenini ve özgüvenini hep Kenan Gürbüz abimden aldım. 1999 yılında da İzmir’e gittim ve 3 buçuk yıl orada yaşadım. Orada Kanal1, Skytv gibi bölgesel televizyonlarda kameraman olarak çalıştım” diye konuştu.  

‘İHA ile gazeteci oldum’

2003 yılında İhlas Haber Ajansı’nda çalışmaya başladıktan sonra tam anlamıyla gazeteci olduğunu söyleyen Velioğlu; “ Askere gidip geldikten sonra 2003 yılında Bolu’da İhlas Haber Ajansı’nda (İHA) Caner Güngör ile çalışmaya başladım. Bu dönemde Irak’ta yaşanan ve Cizre’de savaş muhabiri olarak görev yaptım. İHA benim yuvamdır. İHA ile gazeteci oldum. Üzerimde emeği olan herkesten Allah razı olsun. 2014 yılında da Bolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına aday oldum. 3 dönemdir de Cemiyet Başkanlığını yürütüyorum. 2017 yılında İHA’dan ayrıldım ve şu anda Özgür Bolu adlı internet haber sitemden haberlerimi yapmaya devam ediyorum” dedi.

‘Gelin ve damadın öldüğü kazayı hiç unutamıyorum’

22 yıllık meslek hayatı boyunca yaptığı haberlerden en unutamadığının bir düğün konvoyu kazasında gelin ve damadın hayatını kaybetmesi olduğunu belirten Velioğlu; “ 2007 yılında bir gün Yeniçağa yolunda trafik kazası yaşandığı ihbarı geldi. Bende ihbarı duyar duymaz hemen olay yerine gittim.Gördüğüm manzara karşısında donup kaldım. Bir düğün konvoyu kaza yapmıştı. Kastamonu’dan gelini alan damat konvoyla İstanbul’a gidiyordu. Kaza yerinde gelin ile damat el ele tutuşmuş halde hayatını kaybetmişti. Bu olay beni çok etkiledi. Hiç unutamıyorum. Arabaya bindiğimde hüngür hüngür ağlamıştım. Çünkü insanların en mutlu günü bir anda kabus olmuştu. Ayrıca Irak’ta da görev yaptığım zamanlarda da bir aile ile röportaj yaptığım sırada bir çocuğun çaresizlik içindeki bakışlarını da hiçbir zaman unutamadım” diye belirtti.

‘Hayat eşittir gazetecilik’

Son olarak Gazeteci olmak isteyen gençlere tavsiyeler de bulunan Velioğlu, Gazeteciliğe bir meslek olarak değil bir yaşam biçimi olarak bakılması gerektiğini sözlerine ekleyerek; “Gazetecilik meslek değil bir yaşam biçimidir. Bu yaşama ayak uyduramayan kimse Gazetecilikte var olamaz. Biz çok insan gördük yıllarca çalışıp da yok oldular. Yani gazeteciliği meslek olarak görürsen başarılı olmazsın. Bu meslekte pes etmeden çalışır ve dediğim gibi yaşama ayak uydurursan ileriye doğru gidersin. Yani devlet memuru gibi sabah 8 akşam 5 çalışayım sonra evime gideyim diyen insan hiçbir zaman Gazetecilikte bir yere gelemedi ve gelemez de. Ben şuan 42 yaşındayım ve hala 18 yaşındaki gazetecilik heyecanımı taşıyorum. Hala kendi internet siteme haber girebilmek için gece kalkıp habere gidiyorum. Vatandaşları bir olay karşısında bilgilendirmek için sosyal medyadan canlı yayınlar yapıyorum. Yani hayat eşittir gazeteciliktir. Bizim için haberler yaptığımızda bir insanımızın derdine çare olabiliyorsak o bizim için dünyanın en güzel haberi oluyor ve çok mutlu oluyoruz. Yastığa başımızı koyduğumuz zaman bir insanın derdine derman olmanın verdiği güzellik hiçbir şeye değişilmez” cümlelerine yer verdi.

 

 

0